Türkiye, enerji sektöründe ‘transit’ ülke olmaktan ‘merkez ülke’ konumuna yükselme vizyonunu gerçekleştirmek için attığı adımlarla daha da güçleniyor. Son olarak Azerbaycan ile imzalanan anlaşma, bu hedefe ulaşmada önemli bir kilometre taşı niteliğinde. Ankara ile Bakü arasındaki yeni anlaşma ile 2029 yılından itibaren Türkiye’ye toplam 33 milyar metreküp doğal gaz arzı sağlanacak. Uzmanlar, bu önemli adımın…
Türkiye, enerji sektöründe ‘transit’ ülke olmaktan ‘merkez ülke’ konumuna yükselme vizyonunu gerçekleştirmek için attığı adımlarla daha da güçleniyor. Son olarak Azerbaycan ile imzalanan anlaşma, bu hedefe ulaşmada önemli bir kilometre taşı niteliğinde. Ankara ile Bakü arasındaki yeni anlaşma ile 2029 yılından itibaren Türkiye’ye toplam 33 milyar metreküp doğal gaz arzı sağlanacak. Uzmanlar, bu önemli adımın diğer olası gelişmelerle birlikte ele alındığında, genel resmin daha anlamlı hale geldiği görüşünde.
Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, Yunanistan’da gerçekleştirilen uluslararası enerji forumunda Azerbaycan ile imzalanan anlaşmayı ve olası yol haritasını değerlendirerek, Türkiye’nin enerji alanındaki stratejik önemine vurgu yaptı. Prof. Dr. Kumbaroğlu, Avrupa’nın enerji arz güvenliğinin Türkiye üzerinden sağlandığını belirterek, Hürmüz Boğazı’ndan kaynaklanan risklere dikkat çekti ve farklı enerji projelerinin önemine işaret etti.
Türkiye’nin enerji alanındaki kilit konumunu vurgulayan Prof. Dr. Kumbaroğlu, AB ülkelerine Türkiye ile iş birliğini güçlendirmeleri çağrısında bulundu. Güney Gaz Koridoru aracılığıyla Avrupa’ya ulaşan Hazar Denizi gazının taşınmasında önemli rol oynayan TANAP ve TAP boru hatlarının kapasitelerinin artabileceğini belirtti. Mevcut taşıma kapasitelerinin artırılmasıyla Avrupa’ya ilave gaz akışının sağlanabileceğini ifade eden Prof. Dr. Kumbaroğlu, bu durumun AB’nin enerji arz güvenliğine önemli katkılar sağlayacağını vurguladı.
Prof. Dr. Kumbaroğlu, Türkiye ile Azerbaycan arasında imzalanan doğalgaz arzı anlaşmasının yeni üretim yatırımlarını teşvik ettiğini ve Avrupa’ya ilave gaz akışının maliyetinin düşük ancak getirisinin yüksek olacağını belirtti. Türkiye ile Avrupa arasındaki enerji ve savunma sanayii gibi stratejik alanlardaki iş birliğinin gelecek dönemde önemli bir adım olacağını ifade etti.
Haber İTU